14 Kasım 2018
%AM, %20 %456 %2017 %09:%Ara

PCR-RCP: Kanada toplumunun somut devrimci komünist Analizi-II

Bu çelik çekirdek, teorik ve pratik olarak bize Kanada’nın somut durumunu maddî olarak değerlendirmemizi sağlayan Marksizm-Leninizm-Maoizm devrimci komünist ideolojisine göre örgütlenen yeni tip devrimci partide birleşmelidir. Sadece isyan etmek için değil aynı zamanda devrimci bir anlamı olan bir bilinçle bir araya gelmelidir.  Yeni tip devrimci parti kapsamlı savaşan partidir. Bu, sadece ajitasyon yapan, akademik bir parti değildir. Bu parti devrimci faaliyetin bütün biçimlerini uygulayan bir parti anlamına gelir. Militan bir ajitasyon-propaganda yapan, böyle bir parti devrimci kitleleri bir araya getirebilir

Kanada Emperyalisttir

HABER MERKEZİ(20.12.2017)-Biz emperyalizm dönemindeyiz; yani kapitalizmin gelişmesinin sınırlarına ulaştığı, üretici güçleri geliştiremediği için çürüdüğü, kapitalizmin en güncel evresindeyiz. Varlığını ne kadar çok sürdürürse dünyayı o kadar çok kasıp kavuracaktır. Savaş aracılığıyla çevreyi ve insan hayatını yok edecek, işsizliği artıracak, sömürü yoğunlaşacak, açlık giderek büyüyecektir.

Emperyalist dönemde bazı devletler merkez ülkeler olarak, sömürge ve yeni sömürge ülkeleri çevresel bir felakete sürüklerler. Sermaye ihraç eden en güçlü kapitalist devletler, diğer ulusları yerleşimci sömürgeciliğe benzeyen bağımlılık ilişkileri içine alan, böylece kaynakları sömüren ve değer fazlası transfer eden emperyalist güçlerdir.

Kanada’nın emperyalist güçlerden birisi olmadığını düşünenler var. Çünkü askeri güç ABD’ninki kadar çarpıcı görünmüyor. Kanada emperyalist bir ülkedir. Üstelik Kanada, emperyalist egemenlik ve sömürü mekanizması ile egemen sınıflarının gücünü artırmaktadır.

Emperyalist gücü tanımlayan sermayenin finans kapital biçimi; toplam sermayenin önemli bir kısmını kontrol eden Kanada burjuvazisinin büyük emperyalist bir çekirdeği var. Kanada finans kapitali dünyada en yoğunlaşmış finans kapitallerden biridir. Beş en büyük Kanada bankası borsanın % 80’ini kontrol eder. Dahası tüm Kanada şirketlerinin % 1’i (toplamda binden daha az ), ülke varlıklarının % 80’inden daha fazlasını kontrol eder. 1992’de 988 en büyük Kanada şirketinden 42 grup, tüm Kanada’ya özgü ülke dışı dolaysız yatırımların üçte ikisini kontrol ediyorlardı. Yedi sene sonra yatırımları 240 milyar dolara ulaşarak büyümeyi sürdürdü. Son çeyrek yüzyılda Kanada tekelci burjuvazisi kaydadeğer kâr etmiştir. Yurtdışında bulunan en büyük Kanada şirketlerinin (örneğin Scotiabank, Barrick Gold, etc.) yatırımları, yurt içi varlıklarından daha fazladır. Bu gerçekler ışığında Kanada’yı emperyalist bir devlet olarak görmemek bir saçmalıktır.

Ülkede  yerleşimci sömürgecilik, yurtdışında yeni sömürgecilik. Ülkedeki yerleşimci sömürgeciliği sürekli güçlendiren yani ülkesinde zulüm uygulayan bir ulus, dışarıya yurtdışındaki yeni sömürgelerde zulüm uygulayan bir ulus olacaktır. Yerleşimci sömürgecilikte ısrar etmek Kanada’nın sınıf yapısını etkilediği gibi emperyalist dünya sistemindeki konumunu da belirlemektedir. O halde emperyalist dünya sistemi aşamasında emperyalizm ile mazlum halklar arasında dünya çapında bir çelişki vardır. Bu temel çelişki, Kanada işçi sınıfının içinde de bir düzeyde ortaya çıkmıştır.

Emperyalist sömürüden elde edilen devasa kârların bir bölümü, Kanada işçi sınıfına rüşvet olarak verilerek, yerleşimci sömürgeciliğin sürdürülmesi için kullanılır. Sosyal demokrasiye, yasal sendikalara ve rahat bir yaşam tarzına müsaade ederek Kanada devletinin varlığını sürdürmesiyle uzlaşmış olan işçi aristokrasisi üretilir. Emperyalist rekabetin bu durumu sürekli garanti edememesi nedeniyle bu işçiler güven vermese de, eninde sonunda devrimci tarafa katılabilirler. Fakat şimdilik kapitalist sistemi korumaya eğilimlidirler. Onları proletaryanın çelik çekirdeği olarak değerlendirmemiz yanlışlık olacaktır.

Proletaryanın çelik çekirdeğini örgütleyelim  

Devrimci komünistler olarak bizler, proletaryanın çelik çekirdeğini örgütlemek için çabalıyoruz. Çelik çekirdek deyince proletaryanın zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayan en alt tabakasını kast ediyoruz. Bu  kesimi; sendikal koruma kalkanı olmayan yoksul ve sömürülen emekçiler, yedek sanayi ordusunu oluşturan emek piyasasından dışlanan işçiler, son göçle gelen proleterlerin yeni göçmen tabakası, cinsiyetçilik ve ayrımcılık nedeniyle aşırı sömürülen emek piyasasına kitlesel olarak katılmaya devam eden kadınlar, önceki kuşaklara göre güvencesiz, esnek ve düşük ücretle çalışan gençlik ve ayrımcılığın en ağır biçimlerine maruz kalan, işsizliği normal bulan Yerli işçiler oluşturmaktadır.

Büyük işçi sendikaları bu tabakayla nadiren ilgilenirler. Genelde işçilerin seçkin kesimi, en alttaki ve en çok sömürülen tabakaların çıkarlarını temsil etmezler. Proletaryanın en üst katmanlarının ve ücretli çalışan küçük burjuvazinin ayrıcalıklarını savunurlar. Biz komünistler olarak, bu sömürülen emekçilere ilgi göstermeye mecburuz. Ajitasyonumuz ve propagandamız onları hedeflemelidir. Onlar harekete geçip birleştikleri anda arzuladığımız devrimi gerçekleştireceklerdir. Onlar proletaryanın en azimli ve militan kesimi olacaklardır.

Biz, bu çelik çekirdeğe işaret ediyoruz, çünkü biz, devrimci çemberin genişletilip toplumun öteki katmanlarının mücadeleye katılmalarının gerektiğinin farkındayız. Fakat öncelikle devrimci mücadelenin öncülüğünü gerçekleştirecek olan bu çelik çekirdeği örgütleyip pekiştirmeliyiz. Bunu yapmazsak önceliği farklı olan sınıflar veya tabakalar, kendi çıkarlarına zarar verecek olan kapitalizmin değil, devrimin mezar kazıcısı olan ittifaklara girişebilirler.

Verdiğimiz örnek Kanada’ya özgü sömürgeci/emperyalist kapitalizmin çok farklı çelişkileriyle geçmişten miras kalan sömürgeci-yerleşimci zulüm yapılarıyla iç içe olan bir toplumdaki devrimci özneyi açık biçimde gösteriyor. Proletaryanın çelik çekirdeği, resmî sendikalarda egemen olan, 1950’lerden kalan ezici bir çoğunluğu beyaz ve erkek olan proletarya klişesine hiç benzememektedir. Proletaryanın bu kesimi ırksallaştırılmış ve kadınlaştırılmıştır.

Bu çelik çekirdek, teorik ve pratik olarak bize Kanada’nın somut durumunu maddî olarak değerlendirmemizi sağlayan Marksizm-Leninizm-Maoizm devrimci komünist ideolojisine göre örgütlenen yeni tip devrimci partide birleşmelidir. Sadece isyan etmek için değil aynı zamanda devrimci bir anlamı olan bir bilinçle bir araya gelmelidir.  Yeni tip devrimci parti kapsamlı savaşan partidir. Bu, sadece ajitasyon yapan, akademik bir parti değildir. Bu parti devrimci faaliyetin bütün biçimlerini uygulayan bir parti anlamına gelir. Militan bir ajitasyon-propaganda yapan, böyle bir parti devrimci kitleleri bir araya getirebilir.

Ayaklanmak haklıdır, ama devrim yapmak daha iyidir. Birbirleriyle irtibatı ve çok geniş bir devrimci ittifakın parçası olmayan tüm ayaklanmalar çok farklı tarihsel baskı deneyimlerine sahip Kanada devletinin baskı aygıtları ordu ve polis gücüyle bastırılacak yada sistemin bir parçası haline getirilecektir.

Kızıl bayrak altında kimin olduğuna bakmadan dalgalandırmak gerekir. Bu perspektif, Kanada toplumundaki en devrimci güçleri analiz etmemizi engellememelidir. İnşa etmeye yöneldiğimiz yeni tipte partinin ilişki ağlarını alarak onlardan öğrenmeliyiz.

Buna ek olarak sadece Kanada kapitalizmiyle değil, hatta Kanada yerleşimci sömürgeciliğiyle ilişki içinde bulunan proletaryanın örgütlü çelik çekirdeği bile Yerli ulusların kendi kaderini tayin hakkı için verdiği devrimci mücadeleleri ile bağlantı kurmalıdır. Bu anti-sömürgeci mücadelelerin devrimci içeriklerini koşulsuz desteklemeyen ya da ulusal kurtuluş mücadelesine önderlik etmeyen komünist bir hareket mutlaka şovenistleşecek ve sosyalizm perspektifinden uzaklaşacaktır. Yerli proletaryanın, ister çalışsın isterse çalışmasın Yerli toplumsal üretim güçlerinin geliştirilmesiyle ilgili olduğu çok açıktır. Fakat Yerli Ulusların içindeki sınıflar ve sosyal tabakalar yerli Ulusun parçası olarak aynı çıkarlara sahiptir. Bu tabakalar, komünist bir toplumu hedefleyerek sosyalizmi istemez, ama siyasî, iktisadî ve toplumsal bir gelişim süreci ile çağdaş bir toplumun oluşturulmasını ister. Onlar, sömürge ilişkilerine ve feodal yasalara son vererek Yerli kültürünün ve kimliğinin gelişmesini isteyerek devrimci tarafın bileşeni olabilirler.

Yerli Halkların ulusal demokratik devrimi ile proletaryanın çelik çekirdeği devrimi arasındaki birlik, emperyalist Kanada burjuvazisinin gücünü yok edilebilir. Gerçekten mevcut sistemin kızıl bir güçle değiştirebileceğini anlamamıza olanak verir.

Strateji ve uzatılmış halk savaşı

Devrimin ancak uzun süreli halk savaşı [USHS] stratejisi ile gerçekleşeceğini söyleyen bizler devrimi Çin’de ortaya çıkan biçimi ile savunmuyoruz. Devrimci strateji sorununu ciddi olarak düşünme zahmetine katlanmayanların ileri sürdüğü aptalca argümanlara cevap olarak Kanada’nın ‘şehirlerin etraflarını saracak’ bir şekilde ‘kırda’ örgütlenmesi gereken bir ‘köylü sınıfı’ olmadığını söylüyoruz.

Bu belgenin başlangıcında belirtildiği gibi biz, var olmayan bir köylü sınıfına göre Kanada’nın sınıf yapısını analiz etmedik. Kanada’da USHS stratejisini savunmamız Kanada’nın sınıfsal analizi sonucu ulaştığımız proletaryanın çelik çekirdeği ile sömürgeci kapitalizmin çelişkilerine dayanıyor.

USHS’yi akılsız maceraperestliğin bir türü olarak düşünenlere bu stratejinin eksikliklerinin incelenerek nasıl hayata geçirilebileceğini anlatabiliriz. Rusya’daki Ekim Devrimi derslerinden en önemlisi zamanı gelince genel grev ile hayatı durdurmak için örgütlü proleter güçler içinde ajitasyon ve propaganda yapmaktı. Devrimciler, bu koşullarda halk kitlelerinin devletle doğrudan bir çatışma için silahlandırılarak görevlerini yerine getirdiğinde, ayaklanma başlayacaktır. Örgütlü devrimci özne (Leninist öncü parti) tarafından yönetilen isyan sırasında birçok polis ve asker proleter saflara geçecek ve iç savaşın kazanılmasında rol oynayacaklardır.

Bu stratejik teori tarafından karşılaşılan bir takım sorunlar:

1) Polis ve ordunun ikiye bölünmesi varsayımı, (sadece Ekim Devrimi’nden sonra bir daha tekrarlanmamıştır)

2) 1917’den beri gerçekleşen her ayaklanma da gördüğümüz üzere deneyimsiz devrimcilerin içinde olduğu ayaklanma, ayaklanmanın nasıl bastırılacağı konusunda eğitilmiş devlet güçleri tarafından katledilme olasılığı,

3) Devlete cephe taarruzunda proletaryanın kolayca örgütlenebilir olduğu varsayımı,

4) Bu stratejinin “varını yoğunu ortaya koymak” diye bir deyimi takip ettiği gerçeği.

Yine de Kanada’nın sınıf yapısı USHS ayaklanma stratejisinden daha uygulanabilir olduğunu bize gösteriyor.  Ceman toplumda perişan olan Kanada devletinin devrimci güçleri yani proletaryanın çelik çekirdeği ve bazen çelik çekirdeğe katılan Yerli militanlar, ayaklanma anında bu sürece yönelecek olan işçi örgütlerinde örgütlü değiller. Sendikalarda ve öteki yasal işçi derneklerinde örgütlenmiş olan işçiler, daha önce söylediğimiz gibi devrimci olmaktan ziyade reformcu olan bir bilinç taşırlar. İşçi aristokrasisi, devrimci savaşın zincirinin bir parçası olarak ayaklanma anlarında çok açık ve net bir strateji görmeden ayaklanma konusunda ikna edilemez.

Proleter çelik çekirdeği birleştirmek ve çelik çekirdeği anti-sömürgeci mücadelelerle birleştirmek için uzun süreli ve aşamalı bir sürece ihtiyaç vardır. Yani toplumun bütün dokularına nüfuz eden ve Kanada devletiyle savaşacak bir gücü oluşturmak için her şeyi kullanan bir strateji gereklidir. Bir genel grevden sonra proletaryanın silahlanmasının ve iç savaş ilan ederek devrim yapmasının yüzde bir şansı varsa biz, diğer yüzde doksan dokuz olan devrimi gerçekleştirme biçimini ihmal etmemeliyiz.

USHS’nin her yerde, Kanada’ya bile uygulanabilen genel unsurları nelerdir? İlk olarak devrimci güçlerin birliği: kitle çalışmaları ve kitle çizgisi yoluyla proleter çelik çekirdeği bir partide birleştirmek,  devrimci karşı hegemonyayı, yakın gelecekte faydalı olan kurumları geliştirerek, kitlelerle daha ileri ve daha yoğun temas etmek. İkinci olarak stratejik savunma: gerilla savaşı başlatmak, birinci kademede kurulmuş karşı hegemonya zeminlerinde ve teorinin askerî unsurlarını kitlelerin taleplerine bağlayarak devrimci güçleri toparlayarak devrimden önce hayat bulan karşı hegemonya kurumlarının (bazıları imha edilebilecek olan, bazıları dayanabilecek olan) yavaş yavaş kuruluşuyla. Üçüncüsü de stratejik denge aşamasıdır. Yani ikili iktidar süreci, devrimci güçler ile  karşı devrimci güçlerin denk olduğu aşama. Stratejik dengeye ulaşıldığında önceki evrede oluşturulan kurumlar vasıtasıyla kurulan devrimci hegemonya, sendikaların çoğunu yeniden proleterleştirmeyi başaracaktır. Dördüncüsü stratejik saldırıdır, yani devrimci güçlerin gerekli hegemonyayı kurduğu ve devletin savunmaya zorlandığı aşamadır.

USHS’ye yöneltilen eleştirilerden biri de, devrimcilerin kitlelerin aralarında saklanmasına olanak sağlamasından daha da önemli olan, devrimci karşı iktidar kurumlarının yaratıldığı, örneğin gerilla alanları, kızıl üs alanlarının kurulması gerektiğini iddia etmesidir. Fakat bu iddia kızıl üslerin Kanada’da bulunmayan kırsal bölgelerde kurulması gerektiği kavrayışına sahip başka bir eleştiridir. Yarı feodalyarı sömürge bir ülke olmayan Kanada’da var olabilecek olan kızıl üsler nelerdir? Bu konuda daha önce şehirlerde gerçekleşen partizan ve şehir gerilla savaşlarını biliyoruz. Mesela ikinci dünya savaşında İtalya ve Fransa’daki büyük şehirlerin içerisinde olan direniş, Kuzey İrlanda’da The Troubles zamanlarında Belfast’ta izni olmayanların girmelerinin yasak olduğu alanların gerçeği…

Başka USHS deneyimleri, devrimci güçlerin zaman zaman geriye düştüğünü göstermektedir. Mao’nun söylediği gibi devrim yapboz gibi bir savaş yöntemidir. Devrimci durum oluşunca kitlelerin ajitasyon ve propaganda yapılarak sadece adında komünist var diye partinin önderliğini kabul edeceğini düşünenlerden değiliz.  Böyle davranırsak çok yönlü savaş stratejisi olan bir partiye sahip olmadan proleter isyanları tehlikeye atarız.

Sonuç

Kanada, sosyalist üretim biçiminin hakim olduğu bir dünyada Kanada olarak hayatta kalamayacağı için savaşıyor ve kendini güçlendiriyor. Kanada, devrime asla izin vermeyeceği için kitleler onu düşmanın ellerinden koparıp almalıdır. Bugünlerde derin gerçekleri inceleyip, siyasi iktidarı ele geçirmek amacıyla proletaryayı devrimci eyleme kışkırtmak için gereken unsurları keşfetme alışkanlığına sahip komünistlerin birçoğu, devrimci durumu kendi başına özensiz ve belirsiz olan bir kavrama hapsetmiştir. USHS özellikle sınıf mücadelesinin somut içeriği ve vektörlerini içermeyen zamanı gelince gerçekleşeceği öne sürülen bir bekleme stratejisinden bizi kurtarır.

Lenin, devrimci durum kavramını birçok kere kullandı. Hatta yaygın biçimde kullanılan anlamıyla da kullanmadı.  Cidden İkinci Enternasyonal’in Çöküşünde Lenin, “Her devrimci durum devrime sebep olmaz; devrim yalnızca adı geçen objektif değişimler sübjektif değişimle, yani devrimci sınıfın devirmezse kriz sürecinde bile asla yıkılmayacak olan eski devleti parçalayacak (ya da yerinden çıkaracak) güçlü bir devrimci kitle hareketinin ortaya çıktığı koşullarda gerçekleşir” diye yazdı.

Eğer biz bugünkü Kanada’da bizim koşullarımıza göre sosyalizm için mücadele etmek istiyorsak ne zaman geleceği belli olmayan bir devrimci durumu beklemiyoruz. Biz Lenin’in devrimci durum anlayışından, devrimci durum kapıyı çaldığında devleti yıkacak yeterliliğe nasıl ulaşacağımızı, kitleleri nasıl seferber edeceğimizi sormamız gerektiğini anlıyoruz.

Burada anahtar kelime yeterliliktir ve bunu bütün alanları kaplayan yeterlilikler olarak da söyleyebiliriz.  Bilimsel,  ideolojik ve propaganda yeterlilikleri, milyonlarca insan seferber etme yeterliliği, sınıf mücadelesinin olgunlaşmasının ve büyümesinin uzun zamanı boyunca proleter kitlelerini koruma, savunma ve örgütleme yeterlilikleri, burjuva aygıtlarını zayıflatabilen yeraltı ve yasa dışı eylemleri sürdürme yeterliliği, uygun araçları kullanarak askerî cephede burjuvaziyle yüz yüze gelme yeterliliği, devrimci durum geldiğinde tüm bu yeterliliklere sahip olmak esastır; bu yeterlilikler daha önce hazırlanılmamışsa devrimci durum sırasında kendiliğinden oluşmayacaktır.

Bu yeterlilikler, sadece somut bir durumun somut analizini yapan Kanada’nın varlığına Kanada olarak son verme amacı olan, sosyalizm için mücadeleyi bu ülkenin her köşesine yayabilen çok yönlü savaşan bir partide geliştirilebilir. Şu muazzam yayılma esastır. Daha çok beklememeli; zaten çok uzun süre ertelenmiştir.

Bu makale aşağıdaki kaynaklardan yararlanılarak yazıldı:

1) PCR-RCP Party Programme (http://www.pcr-rcp.ca/en/archives/category/programme)

2) Can Red Power Exist In Canada (http://www.pcr-rcp.ca/en/archives/1282)

3) Protracted People’s War is the Only Way to Make Revolution (http://www.pcr-rcp.ca/en/

archives/1123)

4) More on the Question of Waging Revolutionary War in The Imperialist Countries (http://

www.pcr-rcp.ca/en/archives/1164)

5) The Canadian Proletariat and the World Situation: How We Intend to Fight (http://www.pcrrcp.

ca/en/archives/1165)

6) It is Right to Rebel: Maoist manual for serving the struggles of the masses (http://www.pcr-rcp.ca/

en/archives/1304)

İsyandan.Org