16 Kasım 2018
%AM, %23 %444 %2017 %09:%Oca

Birleşik Metal-İş: Grev yasağını tanımıyoruz

Birleşik Metal-İş Sendikası, 13 fabrikada 2 bin 200 işçinin başlattığı grevin Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklanmasına karşı "Grevi tanımıyor, mücadeleye devam ediyoruz" dedi

HABER MERKEZİ (23-01-2017)- Birleşik Metal-İş Sendikası Yönetim Kurulu, metal işçilerinin başlattığı grevin Bakanlar Kurulu’nun kararıyla yasaklanmasına karşı "Grev yasağını tanımıyor, mücadeleye devam ediyoruz" başlığıyla yazılı açıklama yaptı.

Sendikanın örgütlü olduğu GE Grid Solution, ABB Elektrik, Schneider Enerji ve Schneider Elektrik işletmelerine bağlı fabrikalarda, grup toplu sözleşmesinde anlaşma sağlanamadığı belirtilen açıklamada, bunun üzerine 20 Ocak’ta 2 bin 200 Birleşik Metal-İş üyesi işçinin tam katılımıyla “Metal Grevi” başlatıldığı hatırlatıldı. 

Greve çıkışın ardından aynı gün, öğle saatlerinde apar topar hükümet eliyle grevin 60 gün süreyle ertelendiğinin hatırlatıldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Metal işçileri, birçok kez yaşanan grev ertelemelerinin ne anlama geldiğini çok iyi biliyor. Bu bir erteleme değil yasaklamadır. 2002 yılından bugüne Cam, Lastik, Maden işkollarında on binlerce işçinin grevli toplu sözleşme hakkı hükümet eliyle defalarca gasp edildi.

Metal işçileri de birçok kez Hükümetin grev yasakları ile karşı karşıya kaldı. 2015 yılında MESS’e karşı greve çıkan onbinlerce metal işçisinin grevi, yine aynı gün içinde ertelendi. 18 Ocak’ta da Asil Çelik işçilerinin grevi yasaklandı.

Grev hakkı, geçmişi yüzyıllara dayanan, hem anayasal hem de evrensel bir haktır. Grev hakkımızın elimizden alınması, özgür bir şekilde toplu sözleşme yapabilme hakkımızın elimizden alınması demektir. Grevsiz toplu sözleşme hakkı bir 'hiç'tir.

Geldiği günden bugüne grev ertelemelerini alışkanlık haline getiren hükümet, grevimizi yasaklayarak, toplu sözleşme hakkımızı elimizden alıyor ve bizlere patronlar size neyi layık görüyorsa ona razı olacaksınız diyor. Bu, alınteri dökerek, emeği ile geçinen işçiye sefaleti reva görmektir.

Bizler metal işçileri olarak, hükümetin sadece ve sadece patronları koruyan, işçinin alınterini gözetmeyen, işçilerin grev hakkını elinden alan, anayasal bir hakkın kullanımını engelleyen kararını tanımıyoruz.

Bizler, Birleşik Metal-İş üyesi işçiler, daha önce de duyurduğumuz gibi, hükümetin grev yasağına boyun eğmiyoruz.

Bizler, tarih boyunca bedel ödeyerek işçi sınıfının kazandığı grevli toplu sözleşme hakkımıza sahip çıkıyor ve işyerlerimizi eylem alanına döndürüyoruz.

Bizler bu mücadele kararını, sadece EMİS üyesi işçiler adına değil, grev hakkı sürekli gasp edilen tüm işçiler adına aldık. Eylemlerimiz, aynı zamanda grev yasağını, işçilerin toplu sözleşme hakkının üzerinde 'Demoklesin Kılıcı' gibi sallayan, OHAL’i demokratik hakların kullanılmasının önüne engel olarak koyan, en ufak hak arama talebinde polisi ve tomaları işçilerin karşısına diken Hükümete uyarı eylemidir.

Geçmişte bir çok kez mücadeleleri ile tarih yazan metal işçileri, bir kez daha tarih yazacak bir mücadeleyi büyük bir kararlıkla sürdürecektir. Bu mücadele bizlerin, alın terinin hakkını vermeyen patronlara ve her daim patronların taleplerini emir kabul eden hükümetin grev yasaklarına karşı bir mücadeledir.

Mücadelemiz, EMİS işyerlerinde grevi yasaklanan üyelerimizin talepleri doğrultusunda bir toplu sözleşme imzalanıncaya kadar devam edecektir.

Tüm emek dostlarını, Birleşik Metal üyesi işçilerin bu haklı mücadelesine destek vermeye davet ediyoruz.”