16 Kasım 2018
%AM, %26 %453 %2017 %09:%Oca

KESK: OHAL Komisyonu bir aldatmacadır

KESK Eşbaşkanı Lami Özgen, OHAL Komisyonu'na ilişkin, "Referandum öncesinde 'normalleşmeye' geçileceği görüntüsü verilerek oy avcılığı yapılmak istenmektedir. Hükümetin iddia ettiği gibi ne mağduriyetler giderilecek ne de haksızlıklar incelenecektir" dedi

HABER MERKEZİ (26-01-2017)- Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), “Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu”na dair Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. Yönetim Kurulu üyelerinin katıldığı toplantıda KESK Eşbaşkanı Lami Özgen açıklama yaptı.

'Aldatmaca’

Özgen, OHAL Komisyonu için "AKP'nin klasik aldatmacalarından biri" değerlendirmesi yaptı. "AKP'nin mağduriyetleri giderme diye bir derdi yoktur" diyen Özgen, şöyle devam etti: "Bu komisyona neden ihtiyaç duyuldu. AKP'nin zamanlaması oldukça manidar. ‘Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nde ‘Türkiye’deki demokratik kurumların işleyişi’ konusunun acil gündem maddesi olarak ele alınıp alınmamasına ilişkin oylama yapılacaktı. Türkiye’nin tekrar denetim sürecine dâhil edilmesi de AKP’nin 685 sayılı KHK’yı devreye sokmasıyla en azından bir süre engellenmiş oldu."

'Günde 100’den fazla dosyaya bakılması gerekecek’
Şimdiye kadar 100 bin kamu görevlisinin görevinden alındığını hatırlatan Özgen, "Yüzlerce dernek, vakıf üniversiteleri, gazeteler, TV’ler, radyolar, haber ajansları, yayınevleri, dağıtım kanalları, sendikalar, konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları kapatılmış, mal varlıklarına el konulmuştur" diyerek biriken dosyalara dikkat çekti. Özgen, 7 kişiden oluşan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun devasa sayıdaki işlemlere ilişkin başvuruların nasıl değerlendireceklerini sordu. 
Özgen, sözlerini şöyle sürdürdü: "Örneğin şimdiden 100 bin ihraç edilenden 50 bin kişi bile başvursa, hafta sonlarını dışında bıraktığımızda komisyonun günde yaklaşık 100’den fazla dosyaya bakması gerekecek... Başvurunun reddedilmesi durumunda istinaf mahkemelerine başvuru, Danıştay ve Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru gibi iç hukuk yollarının alacağı süre de gözetildiğinde AİHM’e başvurmak için yıllarca beklemek gerekecektir."

'Açık gasptır’

Komisyon ile birlikte mağduriyetlerin giderilmeyeceğini vurgulayan Özgen, şu eleştirilerde bulundu: "Göreve iade değil, yeni bir atama gerçekleşmiş olacaktır. Çünkü ihraç edilen tarihten başvurunun olumlu sonuçlandığı tarihe kadar olan kayıplar, özlük haklarının iadesi söz konusu değildir. İhracın haksız bir işlem olduğu kabul edilmesine rağmen hakların iade edilmemesi açık bir gasptır. İhraç edildiği tarihte bulunulan kurumda göreve başlama bir istisna olurken, başka kurumlarda görevlendirme genel kural olmaktadır. 'İkamet ettikleri il dikkate alınır' dense de, bu bir kesinliğe dönüştürülmemekte, Devlet Personel Başkanlığı’nın takdirine bırakılmaktadır. Başvurular Komisyona başvuru tarihi açıklandıktan sonraki 60 gün içinde yapılsa da Komisyonun idari davalarda esas alınan 60 gün içinde sonuçlandırma aksi halde zımni ret kabul edilme kuralı ihlal edilmektedir. Komisyon başvuruyu yıllar sonra da sonuçlandırabilecektir. KHK buna izin vermektedir."

Özgen, sözlerini şöyle tamamladı: "AKP hükümetinin mağduriyetleri giderme gibi bir derdi yoktur. Referandum öncesinde 'normalleşmeye' geçileceği görüntüsü verilerek oy avcılığı yapılmak istenmektedir. Hükümetin iddia ettiği gibi ne mağduriyetler giderilecek ne de haksızlıklar incelenecektir. Ortada bir normalleşme olmadığı gibi OHAL haksızlıkları on yıllara yayılmak istenmektedir."