19 Kasım 2018
%AM, %17 %465 %2016 %10:%Oca

DGH: 'Bu suça ortak olmayacağız! Akademisyenler yalnız değildir'

DGH, Bu suça ortak olmayacağız! Akademisyenler yalnız değildir" başlıklı bir açıklama yayınlayarak, görevlerinden uzaklaştırılan, linç edilmek istenen, hedef gösterilen ve gözaltına alınan akademisyenlere destek verdi

HABER MERKEZİ (17.01.2016) - Demokratik Gençlik Hareketi (DGH), "Bu suça ortak olmayacağız" açıklamasından sonra burjuva medya ve gerici odaklar tarafından linç edilmeye çalışılan, gözaltına alınan ve hedef gösterilen akademisyenlere sahip çıktı.

Yazılı bir açıklama yapan DGH "Bu suça ortak olmayacağız! Akademisyenler yalnız değildir" dedi.

Doksanlı yıllarda Kürt ulusunun taleplerini dillendiren akademisyenlerin linç edildiğini ancak bugün bırakalım Kürt ulusunun taleplerini, çocuklar ölmesin diyen akademisyenlerin dahi linç edildiğini vurgulayan DGH, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

"Barış  için Akademisyenler İnisiyatifi tarafından yayınlanan “Bu suça ortak olmayacağız” imzalı bildiriye imza atan akademisyenler Erdoğan/AKP iktidarının hedef göstermesi ile beraber başta AKP yandaşı medya olmak üzere var olan tüm faşist güruh ve onların uzantıları aracılığı ile beraber linçe maruz kalıp açık hedef haline getirilmişlerdir. Akademisyenlerin yaşadığı bu son derece traji-komik ve çetrefilli sürecin müsebbibi ile Kürdistan’ı kan deryası haline getirip adeta yangın yerine çeviren kişilerle yaşanılan vahşetin müsebbipleri  aynıdır. Onlar aynı zamanda tarihin en pespaye saflarında kendilerine koskoca bir yer edinmiş olanlardır.

Demokratik Gençlik Hareketi olarak, açık hedef haline getirilen ve katliamlara- infazlara karşı çıkmaktan, akan kanın durmasından başka hiçbir gayeleri olmayan bilim insanlarını sahiplendiğimizi ve yanlarında olduğumuzu tüm  devrimci kamuoyuna ilan ediyoruz. Yaşadığımız süreç geçmiş dönemde yaşanan faşizmi kat be kat geride bırakmış durumdadır. Doksanlarda Kürt ulusunun taleplerini gündeme alınabilir bulan aydınlara linç kampanyası başlatılırken, şu an Kürtlerin taleplerinin tartışılması şöyle dursun, çocuklar ölmesin demek dahi bazı odaklar tarafından “vatan hainliği” olarak yaftalanıp linçle karşılık bulmaktadır. Yine mevcut iktidarın yeni paramiliter uzantıları tarafından ölümle tehdit edilmektedirler. Kendi iktidarını ölü bedenler ve küçük bir bebeğin bedenindeki koca bir mermi ile tesis eden iktidarların akıbeti tarihin ilk döneminden günümüze uzanan haleflerinden pek de farklı olmayacaktır. Çünkü zalimliğin alegorisini ve onun saltanatını mevzu bahis akademisyenlerin gayelerinin naifliği ile harmanlanmış ezilen yığınların öfkesi ve direnme azmi yerle yeksan edecektir. Susmak, sinmek, köşeye çekilmek Demirci Kawa’dan bu güne bizler için alternatif ya da bir tercih olma durumunu asla ama asla taşımamaktadır. Bizler meşru-demokratik mücadelemizin sonuna kadar arkasında olduğumuzu her fırsatta ve her platformda ilan etmekte hiçbir beis görmemekle beraber, doğru yerde durmanın onurunu sonuna kadar taşımaktayız. Kürdistan’da infaz edilen çocukların-gençlerin tüm insanların çığlığı beynimizin orta yerinde yankılanıp durmakta, bizlerin sesini gün geçtikçe devasa bir haykırışa evirmektedir. Son kertede akademisyenlerimizin sonuna kadar yanında olduğunu bir kez daha yineliyor, Kürdistan’da ki infazlara karşı tüm halk gençliğini bu haykırışa şürekalık etmeye davet ediyoruz.."