16 Kasım 2018
%PM, %19 %650 %2016 %14:%Nis

SYM 21. kurultay sonuç deklerasyonu yayınlandı

Avrupa coğrafyasında 26 yıldır yürüttüğü politik gençlik mücadelesini Socialist Youth Movement-SYM ismiyle (Sosyalist Gençlik Hareketi) devam edeceğini yapılan kurultayla birlikte karar altına alan ADGH, kurultay sonuç bildirgesini yayınladı

HABER MERKEZİ (19-04-2016)- Avrupa Demokratik Gençlik Hareketi (ADGH),  “Emperyalist kapitalist sömürü sistemine karşı, gençliğin sosyalizm mücadelesinin parçası ol; Direniş Meşrudur” şiarıyla 26-27 Mart 2016 tarihlerinde Almanya’nın Frankfurt şehrinde gerçekleştirilen kurultayın ardından sonuç bildirgesi yayınladı.

Avrupa coğrafyasında 26 yıldır yürüttüğü politik gençlik mücadelesini Socialist Youth Movement-SYM ismiyle sürdürme kararı alan ADGH tarafından yayınlanan sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verildi:

“Emperyalist kapitalist sömürü sistemine karşı, gençliğin sosyalizm mücadelesinin parçası ol; Direniş Meşrudur” şiarıyla 26-27 Mart 2016 tarihlerinde Almanya’nın Frankfurt şehrinde gerçekleştirdiği 21 Kurultayıyla birlikte, Avrupa coğrafyasında 26 yıldır yürüttüğü politik gençlik mücadelesini Socialist Youth Movement-SYM ismiyle sürdürme kararı alan gençlik hareketimiz (Avrupa Demokratik Gençlik Hareketi-ADGH), gerçekleştirdiği kurultaydan önemli sonuçlarla çıkmıştır.

Kurultayı ortaya çıkaran ön hazırlık süreçleriyle birlikte somut olarak Alt-Bölge Kurultaylarını da içeren yaklaşık 3 aylık bir tartışma sürecinin ardından, 2 gün boyunca sürdürülen yoğun tartışmalarla nihayete erdirmiş olduğumuz  21. Kurultayımızın tartışma gündemlerinde;

Emperyalist-kapitalist sömürü sisteminin egemenliğinde güncelde gelişmekte olan ekonomik, siyasal ve toplumsal gelişmeler ezen ve ezilenler cephesinden analiz edilerek, bu gelişmelerin, özelde  ezilen gençlik kesimi olmak üzere, ezilen dünya halklarının çeşitli kesimleri (işçi sınıfı, emekçiler,  kadın, LGBTİ, çeşitli ezilen ulus, kimlik, inanç ve kültürlerden halklar ve doğa) üzerindeki etkileri, bu kesimlerin bunlar karşısındaki konumlanışları ve örgütlü mücadeleleri gibi konular, Avrupa’daki sınıfsal ve toplumsal mücadele dinamikleri etrafında ele alındı.

Bu gelişmeler ekseninde, sistemin hakim olduğu çeşitli aygıtlar aracılığıyla özel olarak gençlik kesimlerine yönelik uygulamış olduğu sömürü ve baskı politikaları, gençliğin bulunduğu alanlar üzerinden ülkelerin özgünlüğüne göre ele alınarak, bu bağlamda ezilen gençliğin içinde bulunduğu çelişkilere dair çözüm perspektifimiz ve gelecek mücadele sürecinde üreteceğimiz somut politikaların temelleri ortaya kondu.

“Örgütsel durum-perspektif ve politikalar” konulu gündemimizde ise, Gençlik Hareketi’mizin örgütsel anlamda son birkaç yıllık süreci ve güncelde gelmiş olduğu durumunun nedenleriyle birlikte çeşitli açılardan değerlendirilip muhasebe edilmesinin ardından, ezilen gençliğin bulunduğu alan ve bu alanlarda yaşadıkları çelişkiler üzerinden, kendi somut gerçekliğini gözardı etmeden gelecek mücadele dönemine dair somut politikalar ve görevler; ‘Mevcut merkezi ve yerel örgütsel yapının nitel anlamda güçlendirilmesi’, ‘Teorik ve Pratik Eğitim Politikasının örgütsel gençlik gerçekliğine ve ihtiyaçlarına göre planlanması’, ‘Üniversite-Lise Öğrenci, İşçi- İşsiz , Mülteci ve Göçmen Gençliğe dair Politikalar üretmek’, ‘Anti-emperyalist ve Anti-faşist Mücadelede Eylem Birliği ve Cephe Politikasının güçlendirilmesi’, şeklinde somutlandı.

Gençlik hareketinin programı;

İnsanlığın nihai kurtuluş projesi olan komünizmi işaret eden, sosyalizm perspektifli politik kitle örgütü niteliğinin güncellenerek vurgulanması, erk-ek egemen toplumsal egemenlik sisteminde ‘kadın sorunu’ olarak ifade edilen meselenin, LGBTİ’lerin de ele alınmasıyla, heteroseksist-heteronormatif her tür anlayış ve pratiklere karşı  “sınıf bilinçli cins, cins bilinçli sınıf mücadelesi” perspektifiyle “cinslerarası eşitsizlik sorunu” olarak ifade edilmesi, yine cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim konularındaki anlayışın vurgulanması,  kadının politik mücadele alanlarında teorik ve pratik anlamda önderleşmesinin biçimsel gerekliliklerinden olan ve daha önce programda %30 şeklinde ifade bulan kadın lehine ‘pozitif ayrımcılık’ anlayışının LGBTİ’lerin de dahil edilerek  %50 olarak tüzük maddesi şeklinde düzenlenerek ele alınması,  Mülteci ve göçmenlere karşı  geliştirilen her türlü ırkçı-milliyetçi algı, yaklaşım ve pratiklere dair yaklaşımımızın güncellenmesi gibi konularda yapılan düzenlemelerle somutlanarak güncellendi.

Tüzük konusunda ise,

Özellikle kadınlar açısından eşit temsiliyetin sağlanması amacıyla bir önceki kurultayımızda en az biri kadın olacak şekilde düzenlenen “eşbaşkanlık” maddesi, “Dönem Temsilciliği” şeklinde ifadelendirilmiş, buna ek olarak LGBTİ’lerin merkezi yönetim organında bulunması halinde ise, yaşamın her alanında geri plana itilerek yok sayılan LGBTİ’lerin önderlik ve temsiliyet haklarını garanti altına almak üzere her süreçte 3. temsilcilik hakkının LGBTİ’ler için saklı tutulması şeklinde ek bir düzenleme yapılarak, savunduğumuz anlayışın pratik bir karşılığı olarak anlam kazanmıştır.

Yine özellikle sınıflı toplum gerçekliğinin bir ihtiyacı olarak varlık gösteren politik kitle örgütlerinin isimlerinin, nitelikleri, varlık nedenleri ve hedeflerinin biçimsel ifadesi olması gerekliliği üzerine, gençlik örgütümüzün ‘Avrupa Demokratik Gençlik Hareketi-ADGH’ olarak mevcut olan ismi, günümüz dünyasının gerçekliğini, bulunduğu coğrafyanın çelişkilerini temel alarak, ezen ve ezilenler açısından algılayan, yorumlayan ve onun değişiminden yana olarak alternatif olanı işaret eden bir güncelliğe kavuşturulması gerekliliğinin ertelenemez bir ihtiyaç olduğu gerçekliğinden hareketle; Socialist Youth Movement-SYM (Sosyalist Gençlik Hareketi) olarak Kurultay iradesiyle karara bağlanmış, amblemi ise bu değişiklik ekseninde  değiştirilmiştir.

Neden Socialist Youth Movement-SYM (Sosyalist Gençlik Hareketi) ?

Türkiye-Kuzey Kürdistan’dan  zorunlu nedenlerle Avrupa’ya gelen göçmen gençliğin özgül çelişkilerinin çözümüne cevap olmak üzere, bir ihtiyacın ürünü olarak ortaya çıkan gençlik hareketimizin kuruluş süreçlerindeki bu gerçekliği, ilerleyen yıllarla birlikte çeşitli sebeplerden ve açılardan değişimlerle karşılaşmıştır. Hareketimizin varlık nedenleri çerçevesinde ilk yıllarda esas ve temel planda olan göçmen olmaktan ileri gelen çelişkiler, özellikle 2. 3. jenerasyonla birlikte, kapitalist üretim ilişkilerinin gelişmiş olduğu Avrupa coğrafyasında ezilen gençlik kesimlerinin karşılaştığı sınıfsal çelişkiler ve bu sınıfsal çelişkilerden bağımsız olmayan ekenomik akademik, sosyal, kültürel çelişkilerle bütünleşmiştir. Bu gerçekliği gören hareketimiz yürütmüş olduğu tartışmalar sonucunda 18. Kongresiyle birlikte  varlık nedenlerini, niteliğini ve  hedeflerini ortaya koyarak, örgütsel varlığını Avrupa coğrafyasındaki ezilen gençliğin sorunlarına ve çelişkilerine devrimci-politik bir gençlik hareketi olarak cevap olabilme ve gençliği “başka bir dünya mümkün” şiarıyla bilimsel sosyalizm mücadelesinin bir parçası haline getirme perspektifiyle  programlaştırmıştır. Bugün bizler açısından ‘sosyalist’ isimlendirmesiyle gündeme gelen bu gerçeklik, yeni keşfettiğimiz bir durum değil, aksine geçmiş mücadele deneyimlerinde doğru temelde ve içerikte somutlanan niteliğimizin ve perspektifimizin biçimsel olarak isimlendirilerek vurgulanmasından başka bir şey değildir.

Mücadele yürüttüğümüz alan her ne kadar  ‘demokratik’ çerçevede de olsa, özellikle Kapitalist üretim ilişkilerinin gelişmiş olduğu Avrupa’nın ekonomik,  siyasal ve  toplumsal gerçekliğinde sosyalist olmak, ezilen gençliğin sınıfsal temelli ekonomik, akademik, sosyal, kültürel vb.  özgül çelişkilerini toplumun diğer ezilen kesimlerinin çelişkilerinden ve sınıfsal perspektiften koparmayarak ele almak ve bu somut çelişki ve gerçeklikler üzerinden, emperyalist-kapitalist sömürücü sınıfın egemenliğindeki toplumsal sisteme karşı gençliği alternatif sosyalist toplum projesinin kendi mücadele alanı içinde dinamik bir parçası haline getirmeyi amaçlamak demektir.

Politik bir gençlik hareketi olarak bizler için, gençliğin ekonomik, akademik, sosyal, kültürel sorunlarınının çözümünün ve bu eksende hak alma mücadelesinin  politik gençlik mücadeledeki karşılığı, bilimsel sosyalizmi meşru olarak savunmaktan ve örgütsel anlamda bu perspektifle konumlanarak ezilenlerin sosyalizm mücadelesinin meşru zeminini ilerletmekten geçmektedir.

Socialist Youth Movement-SYM (Sosyalist Gençlik Hareketi) olarak bizler;

Dünya genelinde geçmişten günümüze insanlığın ve doğanın tanık olduğu bütün eşitsizliklerin kaynağı ve üreticisi özel mülkiyet dünyasının günceldeki sistemi olan emperyalist-kapitalist sömürü ve savaş sisteminin işçi sınıfına, gençliğe,  kadınlara, LGBTİ’lere, ezilen ulus ve inançlara karşı uyguladığı her türlü sınıfsal, ulusal, cinsel sömürüye, baskılarına, faşist katliamlara karşı, ezilen halk gençliğini Socialist Youth Movement-SYM (Sosyalist Gençlik Hareketi) saflarında örgütlenmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz.

Burjuva ideolojisi ve onun ‘post’ türevlerine karşı; bilimsel sosyalizmi Kaypakkaya’nın metoduyla anla!

Özel mülkiyet dünyasının her türden sömürüsüne karşı emeğin ve bedenin özgürlüğü için ; zamanın mücadele ruhunu gençliğin dinamizmiyle yakala!

Gelecek, örgütlü gençliğin sosyalizme yürüyüşündedir!

 

                                                       Socialist Youth Movement-SYM (Sosyalist Gençlik Hareketi)