19 Kasım 2018
%AM, %02 %346 %2016 %07:%Kas

SÖH’ ten sürece dair açıklama!

Yaşadığımız sorunlar, son derece yakıcı ve alanlarımızda bulunan bütün insanların yaşamlarını birebir etkileyen sorunlardır ve meseleye bu açıdan baktığımızda yapacağımız faaliyetler, alanda bulunan geniş tabanda kesinlikle karşılık bulacaktır; ancak bu noktada rejimin, insanları korkuttuğu, sindirdiği ve susturduğu gerçekliğini göz önüne almak durumundayız. Sosyalist öğrenciler mücadele biliminin tarihsel olarak ilerleyişini yani strateji ve taktiklerini bir isyan çığlığına çevirmekle yükümlü olan esas özneleri olarak, isyanı olan ama sesleri-solukları rejim tarafından bastırılmış olan kesimlerle bağ kurmak ve onları adım adım ileriye taşımak, seslerini çığlığa, öfkelerini isyana çevirmek Sosyalist öğrencilerin yükümlüğüdür. Bu, ertelenemez bir görevdir; çünkü ya bu baskıları kıracak ve kendimize alan açacağız ya da rejim, hepimizi sindirecek ve diktasını mutlaklaştıracaktır

HABER MERKEZİ (02.11.2016)-Sosyalist Öğrenci Hareketi(SÖH)’ün güncel sürece dair yapmış olduğu açıklamayı öneminden dolayı olduğu gibi yayınlıyoruz.

15 Temmuz darbe girişimini, kendi lehine çeviren Erdoğan/AKP iktidarı, bütünlüklü bir savaş ve tasfiye sürecine girerek karşısında duran bütün muhalif kesimleri bastırmaya çalışmaktadır. Kanun Hükmünde Kararnameler(KHK) ile Kuzey-Kürdistan Belediyelerine kayyum atayarak Kürdistan Halkı'nın iradesini çiğneyen rejim, muhalif yayın ve basın organlarını hukuksuzca kapattıktan sonra, eğitimcileri-akademisyenleri kamusal alandan tasfiye etmişti.

Başta üniversiteler olmak üzere, eğitim kurumlarında baskı ve saldırganlık en üst seviyeye ulaşmış ve bütün demokratik talepler askıya alınmıştır. Öyle ki, bir bildiri dağıtmak, afiş yapmak, dar veya kitlesel protesto eylemleri tertiplemenin karşılığı sınırsız baskı, işkence, üniversite yönetiminin soruşturma ve öğrencileri okullardan uzaklaştırma furyasına dönüşmüş durumdadır. En son Muğla’da Sosyalist Öğrenci Hareketi üyelerini telefonla arayarak polisin tehdit etmesi işte yukarıda değindiğimiz saldırganlığın bir tezahürüdür. Bu noktada, akademik-demokratik mücadelenin özneleri, tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyadır. Ya bu rejimin her türlü uygulamalarını boşa düşürülecek ya da bütün bu baskılara karşı çaresiz ve sessiz kalınacaktır.

Süreç, akademik-demokratik mücadele alanlarının öznelerinden birisi olan Sosyalist Öğrenci Hareketi'ne aktif mücadele gerçekliğini dayatmış durumdadır. Bu bakımdan, Sosyalist Öğrenci Hareketimiz, akademik-demokratik mücadele alanlarında öğrencilerle, akademisyenlerle ve bütün demokratik üniversite bileşenleriyle birlikte birleşik bir mücadele hattını örmelidir. SÖH’ ün yapacağı politik eylemlilikler, rejim karşısında ezilen bütün demokratik kesimleri birleştirecek bir siyasal-politik hattan beslenmek durumundadır. Karşımızda duran dikta rejimi abartıldığı kadar güçlü değildir. Bizleri güçsüz, rejimi güçlü kılan esas şey, bizlerin ortaklaşamaması ve dağınık bir şekilleniş içerisinde olmamızdır. Değindiğimiz bu noktaya, mücadelenin bütün özleri değinmekte; fakat sonuç değişmemektedir. O zaman yapılması gereken şey, artık sözümüzü eylemselliklerimize dökülmesidir. Sosyalist Öğrenci Hareketi faaliyetçileri, yapacakları politik çalışmaları bütün ezilen kesimleri birleştirecek bir siyasal ve politik muhtevadan hareketle oluşturmalıdırlar.

Yaşadığımız sorunlar, son derece yakıcı ve alanlarımızda bulunan bütün insanların yaşamlarını birebir etkileyen sorunlardır ve meseleye bu açıdan baktığımızda yapacağımız faaliyetler, alanda bulunan geniş tabanda kesinlikle karşılık bulacaktır; ancak bu noktada rejimin, insanları korkuttuğu, sindirdiği ve susturduğu gerçekliğini göz önüne almak durumundayız. Sosyalist öğrenciler mücadele biliminin tarihsel olarak ilerleyişini yani strateji ve taktiklerini bir isyan çığlığına çevirmekle yükümlü olan esas özneleri olarak, isyanı olan ama sesleri-solukları rejim tarafından bastırılmış olan kesimlerle bağ kurmak ve onları adım adım ileriye taşımak, seslerini çığlığa, öfkelerini isyana çevirmek Sosyalist öğrencilerin yükümlüğüdür. Bu, ertelenemez bir görevdir; çünkü ya bu baskıları kıracak ve kendimize alan açacağız ya da rejim, hepimizi sindirecek ve diktasını mutlaklaştıracaktır.

Akademik-demokratik mücadele alanlarında bulunan yoldaşlarımız, ne yapmalı? Diye düşünmemeli ve harekete geçmelidir. Bu noktada, belirleyici olacak olan şey, bizim ortaya koyacağımız irade ve kararlılıktır. Bir yandan, Demokratik Gençlik Hareketi sürecinden, Sosyalist Öğrenci Hareketi'ne doğru yaşanan bir dizi, değişim- dönüşüm ve yeni siyasal hattımızın perspektifini, yöntemini ve eylem tarzı üzerine yoğunlaşırken, öte yandan güncel gelişmelere ve sürece müdahale etme kararlılığını göstermemiz elzemdir.

Sonuç olarak, yaşamımızı ciddiyetle, disiplinle organize ederek sürece, yaşanan gelişmelere ve önümüzdeki süreçte neler olabilir? Üzerine kafa yormak, bunlara uygun politik hat, araç ve müdahale tarzı nasıl olmalıdır? Bu mücadele tarzını pratikte en doğru biçimde nasıl uygularız? Diye sorgulayıp kitlelerle yapacağımız eylemselliklerin zeminini yaratmalıyız. Unutulmamalıdır ki, süreç son derece keskin çelişkilerle ilerlemektedir ve bu noktada bu çelişkilere doğru müdahale tarzı, kararlı ve disiplinli bir irade çelişkileri daha da derinleştirip, bu zor süreçten kazanımlarla çıkmamızı sağlayacaktır. Pasif, kendiliğindenci, bekle-görcü bir tarz ise, bizleri geriletecek ve dikta rejiminin hakkımızda vereceği kararın kaderine boyun eğmeye itecektir. Bütün mücadele yoldaşlarımızın meseleye gerçeklikten yaklaşmasını ve buna uygun hareket etmesi gerekmektedir.

SOSYALİST ÖĞRENCİ HAREKETİ