16 Kasım 2018
%AM, %09 %513 %2017 %11:%Mar

8 Mart Dersim'de coşkuyla kutalandı

Dersim Kadın Platformunun çağrısıyla Seyid Rıza meydanında bir araya gelen Dersim’li Kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü coşkuyla kutladı

HABER MERKEZİ (09-03-2017)- Demokratik Kadın Hareketinin de bileşeni olduğu Dersim Kadın Platformunun çağrısıyla Saat 17.00’dE Seyid Rıza meydanında bir araya gelen Dersim’li Kadınlar 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü coşkuyla kutladı. Bir dakika saygı duruşunun ardından konuşmalar yapıldı yapılan konuşmalarda şu ifadelere yer verildi.

‘katliamlara tek adam rejimine, Munzur'da yapılmak istenen baraj projeleri için hayır diyoruz’

“8 Martı artan savaş politikaları, erkek devlet şiddeti, işsizlik kıskacında karşıladık. Kadının rujundan, hamileyken sokakta gezemeyeceğine, kaç çocuk doğuracağından kürtaj olup olamayacağına kadar kadının hiçbir mahremiyetini tanımayan AKP hükümeti döneminde kadın cinayetlerinin yüzde bin 400 arttı, 2017 yılının ilk ayında 37 kadın öldürüldü, 34 çocuk istismara uğradı, 14 kadına ise cinsel şiddet uygulanmıştır. OHAL'in ilanından bu yana kadın cinayetleri artarak devam etti. Onlarca gazete ve kadın kurumları kapatıldı. Kadınlara sorulmadan taleplerimiz dikkatte alınmadan egemen sınıflar ve iktidar tarafından hazırlanacak hiçbir anayasa bizi temsil etmeyecektir. İçeriğinin tartışılmasına dahi izin verilmeden böyle antidemokratik ohal koşullarında iktidar tarafından dayatılan rejim meşru değildir. Katliamlara tek adam rejimine hayır diyoruz, çocuklarımızın savaşlarda kırılmaması için hayır diyoruz. Irak, Libya ve Suriye’de yaşanan katliamlara sahne olmasını engellemek için hayır diyoruz. OHAL Kapsamında kentlerin yakılıp yıkılmaması için hayır diyoruz. Tek dil ve tek din anlayışıyla yoğurulmuş asimilasyoncu zihniyete karşı inanç ve özgürlüğümüzü tek bir adamın iki dudağının arasına bırakmamak için hayır diyoruz. Munzur'da yapılmak istenen baraj projeleri için hayır diyoruz”.

‘Dünya hakların mücadeledesin de kadınlar en büyük direniş hattıdır Dersim’li kadınlar da bunun bir simgesidir’

“Ataerkil sisteme karşı dünyanın her yerinde kadınlar emekleri için özgürlükleri için ataerkil sisteme karşı mücadele eden eşit ve özgür bir yaşamı kurmak için Kadının sözünün en çok özgür olduğu bu coğrafyada mücadele ettik çok katliamlara tanık olduk ama boyun eğmedik. her katliama direndik. Kadınca bir duruşu ortaya koyduk. Dersim’li kadınlar bunun simgesidir. Biz kebesi insan olan bir inancın unsularıyız. 72 millete bir nazarla bakıyoruz. Türkiye'de yeni bir sistem inşa ediyoruz, bilimsellikten, eşitlikten insanlıktan insan haklarından kopuk kadının eşitliğinden varoluşundan kopuk ve kadını insan olarak var oluşundan kopuk bir sistem inşa etmek istiyorlar. Bunun karşısında eşitliği koyduklarını ve biatçı kültürüne geçmişte buyun eğmedikleri gibi ne şimdi ne de gelecekte eyemeyecekler.

İşten ilk çıkarılanlar kadınlar olmayacak, hamile kaldıklarında işten çıkarılmaktan korkmayacaklar, süt izinlerini kullanırken utana utana kullanmayacaklar. Biz kadınlar kimliğimizin dilimizin inancımızın eşitliğimizin de mücadelesini vereceğiz. Bugün burada kendi anadilimizde seslenemiyoruz demek ki yeni bir direniş hattı oluşturacağız. Kendi anadilimizi çocuklarımıza taşıyacağız. Bu mücadelede kadınlar en büyük direniş hattıdır. Kırmançkiyi gelecek kuşaklara taşımak için direniş hattı olacak”.

‘Bu halka zulüm yaşatanlar bu meydanlarda halktan özür dileyecek’

“Referandumda kadına dair Aleviliğe dair hiçbir demokratik hak ve özgürlük olmayacaktır. Artık yok oluşa sürüklenen bir hükümetin kendini uçurumdan nasıl kurtaracağının planı var. 16 Nisanda hayır diyeceğiz geçen Newroz’da Selahattin Demirtaş'la alanlardaydık, bu yıl da buralardayız. Sesimizi boğmaya çalışanlar belediyelerimize kayyım atayanlar Nurhayat Altun’u ve Mehmet Ali Bul'u tutuklayanlar bu meydanda bu halktan özür dileyecek.

Sakine’nin, Sevelerin, Pakizelerin, Fatmaların Seyit Rıza'nın asla diz çökmeyeceğiz dediği gibi Mehmet Tunçların diz çökediler. Leyla, insanlık tarihinde yaşamı var eden doğayla var olan barışı ve toplumları yaratan kadınlardır. Egemen eril zihniyetin kadını eve kapattıktan sonra kadını toplumdan dışladıktan sonra savaşlar yıkımlar tecavüzler katliamlar başladı. Bu katliamların karşısında kadınlar direnç gösterdi. Clara Zetkin'de Layla Kasımdan, Sakineler'den Arin Mirxanlara kadar direne direne bedel ödeyerek haklarına sahip oldular. kazanılan hakların ellerinden alınmak isteniyor. Leyla, Van Milletvekili Figen Yüksekdağ BDP Eş Başkanı Sabahat Tuncel ve Şengal'de belediye eş başkanları zindanda rehin tutulan kadınlara direnen kadınlara bin selam olsun. Ezidi kadınlara dünyanın her yerinde direnen kadınlara bin selam olsun. Kadının özgürlüğü tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi yanlızca emeğin sermayenin boyunduruğundan kurtulmasıyla gerçekleşir. Şengalde, Minbiç'te direnen kadınlara selam olsun”. Denildi. Halaylar çekilerek 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü