16 Kasım 2018
%AM, %22 %376 %2016 %08:%Ağu

‘Hande’nin katilleri bulunana kadar mücadele edeceğiz’

Trans kadın Hande Kader’in yakılarak katledilişine ilişkin yapılan eylemde yüzlerce kişi, “Hande’nin katili bulunana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Kadın cinayetleri de trans cinayetleri de politiktir” diye haykırdı

HABER MERKEZİ (22.08.2016) - Trans kadın Hande Kader’in yakılarak katledilişine ilişkin yapılan eylemde yüzlerce kişi, “Hande’nin katili bulunana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Kadın cinayetleri de trans cinayetleri de politiktir” diye haykırdı. Eylemde konuşan HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da, “Bu militarist, erkek anlayış neredeyse hareket eden her şeye tecavüz edecek” dedi. 

İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği, 12 Ağustos’ta yanmış bedeni Zekeriyaköy’de bulunan Hande Kader’in katledilişine ilişkin eylem yaptı. Taksim Tünel’de bir araya gelen çok sayıda LGBTİ’ye Demokratik Kadın Hareketi (DKH), Yeni Demokrat Kadın(YDK), Sosyalist Kadın Meclisleri(SKM) SPOD, HEVİ, LAMBDA İstanbul’un yanı sıra HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ve CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da destek verdi. “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz. Hande için adalet, herkes için adalet” pankartının açıldığı eylemde sık sık “Susma haykır translar vardır”, “Trans cinayetleri politiktir”, “Jin jıyan azadi”, “Nefrete inat yaşasın hayat” sloganları atıldı.

‘Demokrasi bir toplumda bütün bireyler eşitse vardır’

Eylemde ilk olarak konuşan HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, yıllardır feministler, kadın örgütleri ve translar olarak, erkek şiddetine karşı mücadele verdiklerini söyledi. Tüm mücadelelere rağmen erkek şiddetinin giderek artış gösterdiğini vurgulayan Filiz, “Tıpkı Cizre’de, Sur’da yakılarak katledilen insanlar gibi trans kadınlar da yakılıyor. Bu militarist, erkek anlayış neredeyse hareket eden her şeye tecavüz edecek. Fakat bizler bu zihniyete karşı var gücümüzle mücadele edeceğiz. Bu gerçekten demokratikleşene kadar da bu mücadelemizi sürdüreceğiz. Demokrasi söyleminde bulunanlar bilsinler ki; demokrasi bir toplumda bütün bireyler eşitse vardır. Eşit değilse palavradan ibarettir” dedi.

Filiz’in ardından konuşan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise; cinsel yönelimin tanınmasının temel bir insan hakkı olduğunun altını çizerek, “Anayasada da bu temel insan hakkının yer alması zorunludur. Bizler bu hakkın anayasada tanınması için mücadele edeceğiz. Ancak mücadeleye hep birlikte alanlarda da devam etmeliyiz” diye konuştu. Sezgin son olarak, trans cinayetlerini politik olduğuna dikkat çekti.

‘Asıl hasta, LGBTİ’ye hastalıklı diyen zihniyetlerdir’

SKM Fadime Çelebi de, devletin her bir unsurunun LGBTİ’yi hastalıklı olarak gösterdiğini ifade ederek, “Asıl hastalık olanlar, LGBTİ’ye hastalıklı diyen zihniyetlerdir. 9 aylık bebeğe tecavüz eden zihniyeti besleyenlerdir. Ensar Vakfı’nda çocuklara tecavüz edenlerin arkasında duranlardır. Hande’yi katleden, erkek egemen zihniyettir” dedi.

DKH adına konuşan Sinem Kaplan ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “LGBTİ katliamları devletin geleneği haline gelmiştir. Cumhurbaşkanından, iktidar yetkililerinin söylemleri kadın ve LGBTİ katliamlarını arttırıyor. Bu nedenle kadın ve trans cinayetlerinin birinci dereceden sorumlusu devlettir. Antep katliamını gerçekleştirenler de Hande’yi katleden de aynı gerici zihniyettir.”

‘Kadın cinayetleri de trans cinayetleri de politiktir’

Konuşmaların ardından basın açıklamasını okuyan bağımsız trans aktivist İdil Su da şunları söyledi: “Bizler her trans cinayetinde ‘bu son olsun’ dedikçe cinayetler gün geçtikçe daha vahşi şekilde artıyor. Bir insanın canını almanın, bedenini ateşe vermenin bu kadar kolay olduğu bir coğrafyada trans cinayetlerinin de kadın cinayetlerinin de politik olduğu acı bir biçimde bizlere hatırlatılmaktadır. Seks işçiliğinin illegal alana itildiği seks işçisi kadınların şiddet cenderesine sıkıştırıldığı saygın tutum, iyi hal, ağır tahrik gibi erkek dayanışmasının en güzide örneklerinin mahkeme kararlarıyla uygulanıyor.”

Trans cinayetlerinin 1985’ten itibaren biyolojik bir bozukluk olarak görüldüğünü ifade eden İdil, cinayetlerin sorumlularının ellerinde Kur’an sallayarak ‘Biz eşcinsel aday göstermeyiz’ şeklinde konuşanlar olduğunu belirtti.

‘Katliamlardan devlet sorumludur’

İdil’in ardından açıklamaya devam eden İstanbul LGBTİ Başkanı Ebru Kırancı da şöyle konuştu: “ Sadece trans cinayetlerinde değil, Cizre bodrumlarında yakılarak katledilenler, yurtlarda tecavüze uğrayan çocuklardan, hemen hemen her gün katledilen kadınlardan, mahalleri basılan Aleviler’den de bu devlet sorumludur. Bizler, insan hakları savunucuları, kadın örgütleri, LGBTİ, devrimci demokrat ve yurt severler olarak bir kez daha haykırıyoruz: 

Açıklamaların ardından kitle İstiklal Caddesi'ne doğru dağıldı. Cadde üzerinde yeniden bir araya gelen grup sloganlar ve ıslıklar eşliğinde yürüyüşe geçti. Polisin yer yer engellemelerine takılan grup, yürüyüşü Taksim Tramvay durağında sona erdirdi.

JINHA