12 Kasım 2018
%AM, %12 %496 %2015 %10:%Eyl

Kuşandığınız onurumuzdur

Ey kan içiciler, dönün bir tarihe bakın. Tarihin çöplüğünde kimler var, kimler anılıyor o tarihin onurlu sayfalarında. Halkımızın haklı ve onurlu direnişi karşısında gideceğiniz o çöplük hiç de uzak değildir

HABER MERKEZİ (12.09.2015)- Kürdistan’da ki gelişmeler üzerine REDD Düşün Sanat Kolektifi’nin yaptığı açıklamayı okurlarımızla paylaşıyoruz.

‘’ Ey kan çanağına ekmek doğrayanlar, yarasa karanlığına  boğulanlar; hangi  birinizin  yüzüne  baksak  salkım saçak  suç   süzülüyor.  Gözleriniz kirli nefretlerle bakıyor. Yüreğimizde açan gül bahçelerinin güllerini yoluyorsunuz bir bir. Fıldır fıldır dönüyor kara saplı hançerleriniz körpe bedenlerimizde. Ve o kahrolası namlularınız bebelere bile dönük ölüm kusuyorlar. Karartmak isterken doğan güneşimizi “haklı” oluyorsunuz da, bütün gayri insanlıklarınızın karşısında onurumuzu kuşanıp direnmemiz mi  “haksızlık”  oluyor.

Ey kan içiciler, dönün bir tarihe bakın. Tarihin çöplüğünde kimler var, kimler anılıyor o tarihin onurlu sayfalarında. Halkımızın haklı ve onurlu direnişi karşısında gideceğiniz o çöplük hiç de uzak değildir

Ya siz; cebinde beş parası olmayan ve nefesi açlıktan kokan sözde  “vatanseverler” !  vatan severliğinizi, memleketi parça  parça  emperyalistlere  satanlara, soyup  soğana  çevirenlere  karşı  gösterin ki  bir  anlamı  olsun. Emeğini satarak, gece yarı aç _ yarı tok yatarak geçim derdindeki insanları sokak ortasında  linç  ederek  vatan  sever  olabileceğinizi mi  düşünüyorsunuz. Yanılıyorsunuz! “Şehitlik”  eğer  onurlu  bir  mertebeyse, şu  saraylarda  keyif  çatanlar, kardeşi  kardeşe  vurdurtanlar  neden  o  mertebeye  kendileri  ve  çocuklarının  çıkmasını  istemezler. Bu onursuz  “onur”  neden hep yoksulların payına düşer diye  bir  muhasebesini  yapın. Göreceksiniz ki  linç  girişimleriniz  sadece  ve  sadece  sarayları, köşkleri  ve   oralarda  keyif  çatanları  koruyup  kollamaktan  ibarettir. Yaptıklarınız kendi kendinize ihanettir.

Öyle bir  kaos  ortamı  ve  kargaşa  içindeki  bu  halk. Hırsızlar bey, katiller  “vatansever”  sayılıyor. Koltuk için ölümden  medet  umanlar  tanrılaştırılıyor.  Belalı bir uçurumun kıyısındayız. Dönüp geriye bakmaya zaman  bile  yok. Belki de yapılacak en güzel  şey, en  cesur  davranış, şafağın  karanlığa  dalması  gibi  kavgaya  dalmaktır. Hırsızdan,  soysuzdan hesap sormaktır’’.