12 Kasım 2018
%AM, %09 %464 %2015 %10:%Kas

Yeni bir yazar, edebiyat ve sanatçı örgütlenmesine ihtiyaç var

Son zamanlarda yazarların, sanatçıların toplumsal olaylar karşısındaki duyarlı, eylemli duruşlarında artış olduğunu söylemek gerekli. Ancak başta da dediğimiz gibi bunlar bir araya gelen duyarlı insanların ‘Ne yapabiliriz?’ sorusuna verdikleri etkili ama tekil yanıtların sonucu. Asıl ihtiyaç olan daha yaygın, güçlü, bloke tepkilerin örgütlenmesi. Yapılan imza kampanyalarının, görüntülü seslenişlerin, oturma eylemlerinin, çağrıların, beyanların hepsinin ülke çapında ve uluslararası düzeyde etkisinin artmasının ve yankı bulmasının en önemli yolu bu anlamda hem itibarlı hem aktif ve cesur hem yaygın ve demokratik hem de yepyeni bir örgütlülüğün yaratılmasından geçtiğini söylemek gerekmektedir

HABER MERKEZİ (09.11.2015)- Gazetemizin 110.Sayısında yayınlanan Deniz Faruk Zeren imzalı ‘’ yeni bir Yazar, Edebiyat ve Sanatçı örgütlenmesine ihtiyaç var’’ başlıklı makaleyi okurlarımızla paylaşıyoruz.

Yeni ve farklı bir sanatçı ve yazar örgütlenmesine ihtiyaç var. Toplumsal alt üst oluşun bu kadar hızlı ve akışkan olduğu bir dönemde bu ihtiyacın yakıcılığı her geçen gün daha fazla hissediliyor. Son zamanlarda her toplumsal olay karşısında yazarların ve sanatçıların örgütsüz ama birlikte tepki gösterdiklerini izlemek mümkün. Bu birliktelik elbette oldukça kıymetli. Var olan yazar, edebiyatçı, sanatçı örgütlenmelerinin kendi içlerinde yaşadıkları daralma, gündemsizlik, savrulma, tekleşme, cemaatleşme gibi sorunları aşikâr. Bazılarının neredeyse işlevini tamamlamış olduğunu, kapısına kilit vurulmasının daha hayırlı olacağını da söylersek abartmış sayılmayız.

Vaktiyle oldukça değerli çıkışlar olan, iyi ve geliştirici işlere imza atan bu oluşumların mevcut duruma nasıl geldikleri uzun bir tartışma konusu. Ancak durumu tespit etmek açısından özce toplumsal bağların kopması ve bürokratik hantallığın, ego ve tatmin sorunlarının bu durumun başat sebebi olduğunu söyleyerek geçmekle yetinelim. Ancak şu an da işlevsizler. Hiçbir duyarlı yazarın, edebiyatçının kendini ifade edebileceği bir gerçekliğe tekabül etmiyorlar. Zaman zaman sesleri solukları duyulsa da, bu varlık için yeterli değil.

Türkiye Yazarlar Sendikası ve PEN oldukça değerli yapılar. Ancak mevcut sorunlar en azından hantallık ve bürokrasi bakımından onlarda da var. Yaşananlara, ihtiyaçlara yeterince cevap olamadıkları açık.

Son zamanlarda yazarların, sanatçıların toplumsal olaylar karşısındaki duyarlı, eylemli duruşlarında artış olduğunu söylemek gerekli. Ancak başta da dediğimiz gibi bunlar bir araya gelen duyarlı insanların ‘Ne yapabiliriz?’ sorusuna verdikleri etkili ama tekil yanıtların sonucu. Asıl ihtiyaç olan daha yaygın, güçlü, bloke tepkilerin örgütlenmesi. Yapılan imza kampanyalarının, görüntülü seslenişlerin, oturma eylemlerinin, çağrıların, beyanların hepsinin ülke çapında ve uluslararası düzeyde etkisinin artmasının ve yankı bulmasının en önemli yolu bu anlamda hem itibarlı hem aktif ve cesur hem yaygın ve demokratik hem de yepyeni bir örgütlülüğün yaratılmasından geçtiğini söylemek gerekmektedir.

Dernek mi, vakıf mı, platform mu, federasyon mu, bir bülten etrafında bir araya gelmek mi, bunun biçimi aracı ne olur nasıl yaratılır, bu yazar ve edebiyatçıların, sanatçıların kendi aralarında tartışarak verecekleri bir kararla netleşebilir. Ama hepsi ama hiçbiri, her ne ise mevcut durumdan daha ileri, daha gerçekçi bir yaklaşım olduğunu sanırız herkes teslim edecektir.

Ve elbette bu örgütlenmenin bir ayağı toplumsal değişimin parçası, bileşeni, hatta etkileyeni, mümkün oldukça yön vereni olmaksa diğer alanı yazının, edebiyatın, sanatın da sorunlarının tartışılıp çözüm yollarının izleneceği bir olanağı yaratacaktır. Bu elbette meselenin doğasında vardır. Bu anlamda tartışmanın ve dayanışmanın yollarını böyle bir oluşum yeterince açacaktır.

En geniş bileşenlere ulaşmış ve farklı şehirlerde yapılanmış böyle işlevsel bir örgütlenme arayışı için fikir ve tartışmayı mümkün olan her platformda dillendirmeli, ortaklaştıkça çoğalarak yürümeli ve zaman içerisinde somutlaşmasına katkı sunmalıyız. Örgütler birer araç olarak belirli ihtiyaçlardan doğarlar ve belli ki bugün bu ihtiyaç devrimci, demokrat, yurtsever, hümanist, feminist vb. her renkten yazar, edebiyatçı ve sanatçı için kendini dayatmaktadır. Darlaşmaya, küçülmeye, büzüşmeye hacet yok. Olabildiğince geniş ve demokratik bir katılımı esas alıp yürümek en doğrusu olacaktır.

Bu minvalde daha geniş ve sürekli yazmaya devam edeceğiz.