12 Kasım 2018
%AM, %19 %304 %2016 %06:%Eyl

Yılmaz Güney mezarı başında anıldı

Devrimci sanatçı Yılmaz Güney ölümsüzlüğünün 32.yılında Paris’te bulunan mezarı başında anıldı. Anma etkinliğini, ACTIT, ADHK-Paris, ATİK-Paris, BİR-KAR, CDK-F ve ODAK ortak düzenlediler. Yapılan anma da yapılan konuşmada Yılmaz Güney’in devrimci sanatçı ve toplumsal meselelere dair sosyalist bakış açısı ve duruşuna ilişkin vurgularda bulunuldu

HABER MERKEZİ (19.09.2016)-Devrimci sanatçı Yılmaz Güney ölümsüzlüğünün 32.yılında Paris’te bulunan mezarı başında anıldı. Paris’te bulunan Demokratik Kitle Örgütlerinin düzenledikleri anma etkinliğinde Yılmaz Güney şahsında başta devrimci aydın ve sanatçılar olmak üzere devrim mücadelesinde ölümsüzleşen tüm kardelenler için bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Ardından mezarı başında kurumlar adına hazırlanan bir metin okundu. Okunan metinde;

‘’Yüreği hep gadre uğrayanlar için çarpmış, bilinci ve vicdanı evrensel devrimci değerlere adanmış seçkin bir direnişçiyi, bir büyük dava adamını anmak için bir kez daha buradayız. Yaşamı derslerle dolu bir efsanevi figürün layıkıyla anılması bugün her zamankinden daha anlamlı ve vazgeçilmezdir.

Aydınların, güçlünün kapısında kuyruğa giren moloz kalabalıkların sahneyi doldurduğu böyle bir zamanlarda yılmaz Güney’e referans da bulunmak herkesin harcı değildir. Zor zamanlarda Yılmaz Güney’den söz etmek, ona hakkıyla sahip çıkmak, gelişmiş bir adalet duygusu ve cesaret ister. Bir ayna gibidir o, Sultan sofralarının artıkları için rekabet eden sözde sanatçılar ona baktıklarında ne kadar korkak ve kof olduklarını görürler. Tarihin nazarında birer hiç olduklarını görürler.

Onu anmak, Kürt Ulusal hareketinin, emek cephesinin, Kadın hareketinin, Alevi ve Ezidi inanç gruplarının, soykırımlardan arta kalan Hıristiyan ‘’azınlıkların’’, özetle tüm devrimci/demokratik dinamiklerin ortak direnişini hareket geçirmektir. Nihayet onu anmak, yaşadığımız coğrafyadaki ırkçı yükselişe, Ortadoğu’dan dünyaya yayılan yangına karşı durmak, Kürt ulusunun ayrı devlet kurma hakkı ve ezilen halkların etnik ve inanç gruplarının tam hak eşitliğinde ısrar etmektir.’’

Anma etkinliği atılan sloganların ardından ve mücadeleyi daha da yükseltme çağrısı il son buldu.